İş Hukuku

İş Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.

İş Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.

İş hukukunun amacı, daha zayıf olan işçi emeğinin sömürülmesini engellemek, adil ve hakkaniyete uygun çalışma sistemini oluşturmaktır. Bu sebeple iş hukukun da ''işçinin korunması ilkesi'' evrensel kabul görmüştür.

İş mahkemeleri, iş hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkları çözmek amacıyla kurulmuş özel mahkeme niteliğinde olan ilk derece mahkemeleridir. Bu mahkemeler, işçinin kendisine iş kanunu ile tanınan haklarını mümkün olduğu kadarıyla masrafsız, hızlı ve kolay elde edebilmesini amaçlar.

İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır. Basit yargılama usulünde iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı ise cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlayacaktır. Yine basit yargılama usulünde tarafların cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri vermeleri söz konusu değildir.

Zorunlu Arabuluculuk: İşçi ve işveren arasındaki iş ilişkisinden kaynaklanan bazı uyuşmazlıklar için iş mahkemesine dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Söz konusu uyuşmazlıklar açısından bu husus dava şartıdır. Özetle; arabulucuya başvuru yapılmaksızın açılan davalar, dava şartı yokluğundan reddedilir.

İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir.

Ücret, kural olarak, Türk parası ile özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir. Ücret en geç ayda bir ödenir. Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıldır (İşK. m. 32). Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz (İşK. m. 34).

Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. (İşK. m. 63/1).

Fazla çalışma; haftalık 45 saati aşan çalışmalardır.

Kıdem, ihbar, maaş, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal dini bayram ücreti ve sair işçilik alacakları için hukuki süreç; çok önemli ve hassastır. İşçinin işten çıkarılması veya işten çıktığı andan itibaren, davanın açılması, tanıkların dinlenilmesi ve sair süreçlerin, iş hukuku bilgisi ve tecrübesi çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir. Bu sebeple mağdur olmamak açısından, bu süreçlerin avukat ile takip edilmesi daha iyi olacaktır.