İşçilik Alacağı Davası 1

T.C. 
  BURSA 
      5. İŞ MAHKEMESİ   

              TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR          


ESAS NO: 2018/**** 
KARAR NO: 2020/*** 

HAKİM: ********** 
KATİP: ********** 

DAVACI : ********** 
VEKİLİ: Av. SEMİH UYRUN - Gazcılar Cad. Petek Bozkaya İş Hanı C Blok K:2 No:212 Osmangazi/ BURSA 

DAVALI : ********** 
VEKİLİ: ********** 

DAVA: Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) 
DAVA TARİHİ: 03/10/2018 
ISLAH TARİHİ: 06/11/2019 
KARAR TARİHİ: 13/01/2020 
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH  : 13/01/2020 

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 

Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle:Davacının 22/05/2003 - 21/07/2016 tarihleri arasında davalının Bursa şubesinde mağaza yöneticisi olarak çalıştığını, iş akdinin 21/07/2016 tarihinde haklı neden bildirilmeden feshedildiğini, kendisine kıdem ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili alacağı, ulusal bayram genel tatil alacağı, ücret (Maaş, prim, ikramiye vs. gibi) alacaklarının ödenmediğini, olağan çalışma saatlerinin haftanın 6 günü 08:30-19:00 arası olduğunu, ancak her sene okulların açılmasına 1 ay kala ve açılmasından itibaren 1 ay sonra devam eden yoğunluk nedeniyle yılın 2 ayı 08:30-23:00 arası çalıştıklarını, ancak fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, tüm ulusal bayram genel tatil günlerinde ve dini bayramların ilk iki günü haricinde çalıştıklarını ancak ücretlerinin ödenmediğini, kullanamadığı yıllık izinlerin ücretlerinin ödenmediğini, son olarak net ücretinin 2.750,00 TL olduğunu, yemek olarak 312,00 TL tutarında Multinet verildiğini, her ramazanda erzak yardımı yapıldığını, bunun dışında yıllık 2 net maaş ikramiye verildiğini, dönem dönem firmanın gerçekleşen hedefleri doğrultusunda prim ödemesi yapıldığını, tüm ödemelerin banka kanalı ile yapıldığını ve arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını beyanla fazlaya ilişkin talip ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL Kıdem Tazminatı, 100,00 TL İhbar Tazminatı, 100,00 TL Ücret Alacağı (prim, ikramiye, maaş), 50,00 TL Yıllık İzin Alacağı,150,00 TL Fazla Mesai Ücreti, 50,00 TL UBGT ve 50,00 TL Hafta Tatili alacağı olmak üzere toplam 1.500,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. 

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Usule ilişkin itirazlarda bulunarak davacının 22/05/2003 - 21/06/2017 tarihleri arasında çalıştığını, son ücretinin aylık brüt 3.350,00 TL olduğunu, yönetim kurulu kararı ile şirketin mağaza olarak faaliyet gösteren şubelerinin kapatılarak istihdam fazlası personelin iş akdinin sonlandırılmasına karar verilmesi sebebi ile davacının davalıyla akdetmiş olduğu belirsiz süreli iş akdi taraflarınca feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağı bulunmadığını, iş bu davanın ikame edildiği tarihten geriye doğru beş yıldan daha önceki ücret alacak talepleri zamanaşımına uğradığını, fazla çalışma zammı aile zammı çocuk zammı gibi her türlü alacak kalemlerini karşılamakta iken davacı işçinin fazla çalışma iddiası ile davayı ikame etmesi haksız olduğunu, 5 yıllık zamanaşımı defilerinin kabul edilmesini talep ettiğini beyanla davanın reddini istemiştir.  

Mahkememizce yapılan yargılamada: Dava Şartı Arabuluculuk İlk ve Son Tutanağı, İş Sözleşmesinin Feshi bildirimi, SGK Kayıtları, Özlük dosyası (İş Sözleşmesinin Feshi bildirimi, 2016/4-5-6. Aylara ait maaş bordrosu hesap pusulası), Banka Kayıtları celp ve ibraz edilmiş, taraf tanıkları dinlenmiştir.  

Mahkememiz dosyası gerekli inceleme ve hesaplamaların yapılması için bilirkişi *******' ye tevdi edilmiş, 02/08/2019 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan bu raporun A şıkkında davacının 56.558,35 TL brüt kıdem tazminatı, 8.128,40 TL brüt ihbar tazminatı, 29.406,17 TL brüt fazla mesai ücreti, 1.954,89 TL brüt hafta tatili ücreti, 1.648,41TL brüt UBGT, 15.298,79 TL brüt yıllık izin ücreti, 2.345,07 TL brüt ücret alacağı olduğu hesaplanmıştır.  

Davacı vekili 06/11/2019 tarihinde davasını ıslah etmiştir.  

Tüm dosya kapsamı, tarafların yazılı ve sözlü beyanları, taraf tanık beyanları, 02/08/2019 tarihli bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde: Tarafların çalışma süresi konusunda ihtilafları olmayıp, davacının 22/05/2003-21/07/2016 tarihleri arasında, davalı iş yerinde mağaza yöneticisi olarak çalıştığı anlaşılmıştır.  

Davacı, en son net ücretinin 2.750,00 TL olduğunu, tüm ödemelerin banka kanalı ile yapıldığını, davalı ise, davacının son ücretinin aylık brüt 3.350,00 TL olduğunu beyan etmiştir. Dosya içerisinde davacının aylık brüt 3.846,69 TL (2.750 TL Net*100/71,49) ücretle çalıştığı iddiasını destekleyen herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Dosya içerisinde yer alan 2016/6 aya ilişkin ücret bordrosunda davacının aylık brüt ücreti 3.350,00 TL olarak tahakkuk edildiği anlaşılmakta olup, ücret bordroları doğrultusunda davacının son günlük brüt ücretinin 111,67 TL günlük brüt ücret karşılığı, 10,33 TL yemek, 18,36 TL ikramiye, 2,93 TL aile zammı, 1,00 TL çocuk zammı, 0,86 TL kumanya sosyal haklarından faydalanarak günlük giydirilmiş brüt 145,15 TL ücret karşılığı çalıştığı anlaşılmıştır.  

Davacı, iş akdinin 21/07/2016 tarihinde haklı neden bildirilmeden feshedildiğini, davalı ise, yönetim kurulu kararı ile şirketin mağaza olarak faaliyet gösteren şubelerinin kapatılarak istihdam fazlası personelin iş akdinin sonlandırılmasına karar verilmesi sebebiyle davacının iş akdinin feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağı bulunmadığını beyan etmişlerdir. İşçinin iş akdinin tazminata hak kazanamayacak şekilde sona erdiği hususunda ispat yükü işverene aittir. Dosya içerisinde yer alan 21/07/2016 tarihli iş sözleşmesinin feshi başlıklı belgeden “Yönetim kurulu gelişen olaylar çerçevesinde işletme kaynaklarını daha verimli ve ekonomik halde kullanacak şekilde iş süreçlerinin yeni baştan tanımlanarak organizasyonun güvenilir personellerle yeniden oluşturulması sebebiyle çalışmakta olduğunuz firma ile aranızda akdedilmiş olan 22/05/2003 tarihli belirsiz süreli iş akdiniz 21/07/2016 tarihi itibari ile tarafımızca fesh edilmiştir” gerekçesiyle davacının iş akdinin feshedildiği anlaşılmaktadır. SGK Sigortalı işten ayrılış bildirgesinde davacının işten ayrılış nedeni kodu KOD 4: Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi olarak bildirildiği anlaşılmaktadır. Davacının iş akdinin feshine ilişkin dinlenen tanıklar, davacının işten çıkışına ilişkin bilgilerinin olmadığını beyan etmişlerdir.

Davalının fesih sebebinde ileri sürdüğü güvenilir personel tanımının neye göre yapıldığı, davacının bu tanım içerisinde neden yer almadığı, personel tercihlerindeki ana kriterlerin neler olduğu ve alınan işletmesel kararın haklı nedenle alındığına dair dosyamıza hiçbir delil sunulmadığı, SGK' ya bildirilen fesih kodu da gözetildiğinde, açıkca davacının iş akdinin haklı nedene dayanmadan yapıldığı, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı anlaşılmıştır.  

Davacı, fazla çalışmalarının bulunduğunu, karşılığı ücretinin ödenmediğini iddia etmiştir. Davalı ise, fazla çalışma zammı, aile zammı çocuk zammı gibi her türlü alacak kalemlerini karşıladıklarını, davacının fazla çalışma iddiası ile huzurda görülen davayı ikame etmesinin haksız olduğunu savunmuştur. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil teşkil etmektedir. Mahkememizce dinlenen tanık anlatımlarından (davacının talebi ile bağlı kalınarak) davacının okulların açılmasından 1 ay öncesi ve 1 ay sonrası yani Ağustos ve Eylül ayı dışında ki 10 aylık süreçte haftanın 6 Günü 08:30-19:00 saatleri arası yasal mevzuat ve uygulama gereği 1 saatlik ara dinlenme mahsup edildikten sonra günlük 9,5 saat çalıştığı,  haftalık çalışmasının 57 Saat (9,5x6) olduğu ve haftalık 12 saat fazla çalıştığı,  Ağustos ve Eylül ayında ise, 2 aylık dönemde davacının haftanın 7 günü 08:30-23:00 saatleri arası yasal mevzuat ve uygulama gereği 2 saatlik ara dinlenme mahsup edildikten sonra günlük 12,5 saat çalıştığı,  haftalık çalışmasının 80 Saat (12,5*6 + 5*1) olduğu ve haftalık 35 saat fazla çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafın ileri sürdüğü zamanaşımı itirazı da değerlendirilmiş, tanığın çalıştığı dönem dikkate alınarak 01/04/2014-21/07/2016 tarihleri arasında tanık anlatımları doğrultusunda, bilirkişice hesaplanan 29.406,17 TL fazla mesai ücreti alacağına %30 hakkaniyet indirimi uygulanmıştır.  

Davacı, hafta tatili alacağının ödenmediğini iddia etmiştir. 4857 sayılı İs Kanununun 46 ncı maddesinde, kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmi dört saat dinlenme (hafta tatili) verileceği ve çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Dosya içerisinde yalnızca 2016/4-5-6. aylarına ilişkin ücret bordroları bulunmakta olup, işbu bordrolarda hafta tatili tahakkuku bulunmamaktadır. Davacının çalışma günlerini gösteren yazılı belge bulunmadığından davacının hafta tatili çalışmalarının tespiti tanık beyanlarıyla değerlendirilmiş, davalının zamanaşımı itirazı da gözetilerek hafta tatili ücreti alacağı talebinin bilirkişice hesaplanan 1.954,89 TL hafta tatili ücreti alacağına % 30 hakkaniyet indirimi uygulanmıştır.  

Davacı, tüm ulusal bayram genel tatil günlerinde ve dini bayramların ilk iki günü haricinde çalıştıklarını, ancak ücretlerinin ödenmediğini iddia etmiştir. Davalı, UBGT çalışmasına ilişkin beyanda bulunmamıştır. 4587 sayılı İş Kanunun 47. Maddesinde işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödeneceği düzenlenmiştir. Kural olarak UBGT günlerinde çalışma yapıldığının ispat yükü işçi, ödeme yapıldığının ispat yükü ise işveren üzerindedir. Dosya içerisinde yalnızca 2016/4-5-6. aylarına ilişkin ücret bordroları bulunmakta olup işbu bordrolarda UBGT tahakkuku bulunmamaktadır. Davacının çalışma günlerini gösteren yazılı belge bulunmadığından davacının UBGT  çalışmalarının tespiti tanık beyanlarına göre değerlendirilmiş, davalının zamanaşımı itirazı da gözetilerek UBGT ücreti alacağı talebinin bilirkişice hesaplanan 1.648,41 TL UBGT ücreti alacağına %30 hakkaniyet indirimi uygulanmıştır.  

Davacı, kullanamadığı yıllık izinlerin ücretlerinin ödenmediğini iddia etmiştir. Davalı taraf, yıllık izin alacağına ilişkin beyanda bulunmamıştır. Davacının çalışma süresine göre 230 gün (5 Yıl x 14 Gün + 8 Yıl x20 Gün) yıllık izni hakkı bulunmaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı yıllık izin defteri veya muadili bir belge ile ispat külfeti davalı işveren üzerindedir. Dosyaya davalı işveren tarafından sunulan yıllık izin formlarından davacının 27/05/2016-28/05/2016 tarihleri arasında 2 gün,  01/07/2016-27/07/2016 tarihleri arasında 19 gün, 20/07/2015-01/08/2015 tarihleri arasında 12 gün, 03/07.2013-25/07/2013 tarihleri arasında 20 gün, 05/07/2012-27/07/2012 tarihleri arasında 20 gün ve 15/07.2011-06/08/2011 tarihleri arasında 20 gün olmak üzere toplam 93 gün yıllık izin kullandığı, bakiye 137 günlük yıllık izin ücreti alacağının bulunduğu anlaşılmıştır.  

Davacı, ücret (Maaş, prim, ikramiye vs. gibi) alacaklarının ödenmediğini iddia etmiştir. Davalı, ücret alacağı konusunda beyanda bulunmamıştır. Aylık ücretlerin ödendiğinin ispat yükü davalı işveren üzerindedir. Dosya içerisinde CD olarak yer alan banka kayıtları geriye doğru incelendiğinde, davacının 2016/6. Ayına ilişkin ücretinin 30/06/2016 tarihinde, 2016/5. Ayına ilişkin ücretinin 01/06/2016 tarihinde 2016/4. Ayına ilişkin ücretinin 02/05/2016 tarihinde ödendiği ve diğer geçmiş dönem ücretlerinin de ödendiği anlaşılmaktadır. Ancak banka kayıtlarında, davacının 2016 yılı 7. ayına ilişkin 21 günlük ücretinin ödendiğini gösterir bir kayıt bulunmadığından, davacının 2.345,07 TL brüt ücret alacağı talebinin kabulü gerekmiştir.  

Tüm dosya kapsamı, celp ve ibraz edilen belgeler, tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirilmiş olup, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 

AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,  
Bilirkişi raporunun A seçeneği hükmü esas alınmak üzere;  

  1. 56.558,35 TL brüt kıdem tazminatının, akdin fesih tarihi olan 21/07/2016  tarihinden itibaren işlemiş olan, bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 
  2. 8.128,40 TL brüt ihbar tazminatı alacağının,100 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren, bakiye kısmının ıslah tarihinden itibaren işlemiş olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,  
  3. 15.298,79 TL brüt yıllık izin ücreti alacağının, 50 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren, bakiye kısmının ıslah tarihinden itibaren işlemiş olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,  
  4. 2.345,07 TL brüt ücret alacağının, 100 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren, bakiye kısmının ıslah tarihinden itibaren işlemiş olan, bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,  
  5. 20.584,32  TL brüt olarak hesaplanan fazla mesai ücreti alacağının, 150  TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren, bakiye kısmının ıslah tarihinden itibaren işlemiş olan bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, (Bilirkişi tarafınca hesaplanan 29.406,17 TL fazla mesai ücretine %30 hakkaniyet indirimi uygulanmıştır.)  
  6. 1.153,89  TL brüt olarak hesaplanan ulusal bayram genel tatil ücreti alacağının,  50 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren, bakiye kısmının ıslah tarihinden itibaren işlemiş olan bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, (Bilirkişi tarafınca hesaplanan  1.648,41TL ulusal bayram genel tatil ücretine % 30 hakkaniyet indirimi uygulanmıştır.)   
  7. 1.368,42 TL brüt olarak hesaplanan hafta tatili ücreti alacağının,  50 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren, bakiye kısmının ıslah tarihinden itibaren işlemiş olan bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, (Bilirkişi tarafınca hesaplanan  1.954,89 TL hafta tatili ücretine % 30 hakkaniyet indirimi uygulanmıştır.)   
  8. Yasal kesintilerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, 
  9. Alınması gereken 7.202,42 TL harçtan peşin olarak alınan 35,90 TL ile 1.945,00 TL ıslah harcı toplamı 1.980,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.221,52 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 
  10. Taraflar arasında görülen ve anlaşamama ile sonuçlanan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde, arabulucu adına suç üstü ödeneğinden ödecek olan 280,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 
  11. Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL peşin harç, 1.945,00TL ıslah harcı, 125,40 TL tebligat - posta gideri, 60,00 TL tanıklık ücreti ve 450,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.652,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 
  12. Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 13.966,54 TL vekalet ücreti takdiri ile bu ücretin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  
  13. Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı  davalı tarafın yokluğunda , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup anlatıldı. 13/01/2020