İşçilik Alacağı Davası 2

T.C. 
BURSA 
4. İŞ MAHKEMESİ 
TÜRK MİLLETİ ADINA 
GEREKÇELİ KARAR 
 

ESAS NO: 2017/***
KARAR NO: 2018/***
 
HAKİM: ******* 
KATİP: ************ 
 
DAVACI : *******
VEKİLLERİ: Av. EMİR SENEMAN - Av. SEMİH UYRUN - Gazcılar Cad.Petek Bozkaya İş Hanı C Blok K:2 No:212 Osmangazi/ BURSA 

DAVALI : ********* 
VEKİLİ: ********** 
 
DAVA: Alacak  
DAVA TARİHİ: 05/09/2017 
KARAR TARİHİ: 20/12/2018 
 
Mahkememizde görülmekte bulunan alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 

DAVA:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davacının davalı işyerinde 01.08.2013-19.04.2017 tarihleri arasında çalıştığını, 30.05.2015-19.10.2015 tarihleri arası çalışmasının sigortaya bildirilmediğini, ilk 4 aylık kısmın da sigortaya bildirilmediğini, 19.04.2017 tarihinde iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshettiğini, tazminat ve ücret alacaklarının ödenmediğini, çalışmasının 15.00-24,00 saatîeri arasında olduğunu. Haziran-Temmuz-Ağustos aylarında ise 15.00-01.00 saatleri arasında çalıştığını, 10.06.2014-10.08.2014 tarihleri arası başka şubede 04.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını, 25.05.2015-25.08.2015 tarihleri arasında da 04.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını, hafta içi-hafta sonu aynmı olmadan 14 gün işe gidip 1 gün izin kullandığını, ayda 2 gün hafta tatil izni kullandığını, ulusal bayram-genel tatil günlerinde de çalıştığını çalışmasının 15.00-03.00 saatleri arasında olduğunu, bu çalışmaları karşılıklarının ödenmediğini, en son aylık net 1.700,00 TL ücret aylığı, son ay 19 günlük ücret alacağının eksik ödendiğini, ihbar süresi verilmeden iş akdinin haksız olarak sona erdirildiğini, 09.03.2017 de bayılarak hastaneye kaldırıldığını, istirahat verildiğini, evdeki istirahatin 2.gününde 13.03.2017 tekrar fenalaştığını ve yine hastaneye kaldırıldığını, bu süre içerisinde sağlık sebepleri ile çalışmaya devam edemediğini, rapor süresi bitiminde işe dönmek istediğinde işten çıkarıldığını, sebepsiz yere işe gelmediğinden tutanak tutulduğunu ve işten çıkartıldığını, yapılan feshin haksız olduğunu, ihtarname ile haklarının ödenmesini istemiş ise de sadece ücret alacağının ödendiğini iddia etmiş ve fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak üzere 100,00 TL kıdem tazminatı, 50,00 TL ihbar tazminatı, 50,00 TL bakiye ücret alacağı, 200,00 TL fazla mesai ücreti, 50,00 TL hafta tatil ücreti ve 100,00 TL yıllık izin ücreti alacağı olmak üzere toplam 550,00 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir. 

CEVAP: Davalı vekili, davacının davalı şirkete ait işyerinde 28.11.2013-30.05.2015 tarihleri arasında ilk çalışmasını yaptığını, bunu istifa ile sona erdiğini, bu dönemde asgari ücret aldığını, 5 ay sonra yeniden çalışmaya başladığını, 19.10.2015 tarihinde yeniden çalışmaya başladığını, 08.03.2017-03.04.2017 tarihleri arasında 15 adet devamsızlık tutanağı düzenlendiğini, devamsızlık nedeniyle ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin muhtarlığa tebliğ edildiğini, işçinin raporlu olduğu dönem sonrası işbaşı yapmamasından dolayı iş akdinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. 

DELİLLER: SGK Sigortalı Hizmet Dökümü ve eki işyeri unvan-adres bilgileri, sağlık raporları, epikriz raporu, işe giriş-ayrılma bildirgeleri, iş sözleşmesi, ibraname, ihtarname, tutanaklar ve tanık beyanları ile 06/06/2018 tarihli bilirkişi raporu mevcuttur.  

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 

Çalışma Süresi Yönünden, Davacının SGK'dan celp edilen hizmet dökümü ve eki işyeri ünvan-adres bilgileri incelendiğinde: iddia olunan çalışma süresi olan 01.08.2013-19.04.2017 tarihleri arası için; 28.11.2013-30.05.2015 ve 19.10.2015-19.04.2017 tarihleri arasında '1236645" işyeri sicil no'lu davalıya ait işyerinden sigorta kaydı bulunmaktadır. 
-Tarafların tanıkları dinlenmiştir. 

Davacı tanığı  ******  , "davacı ile daha önce birlikte çalıştıklarını, kendisinin 2013 yılı ortalarında 1,5 yıl sigortasız çalıştığını, davacının sigortası olduğunu, davacıdan önce çıktığını" beyan etmiştir. 

Davalı tanığı ***** , "kendisinin 2014 yıljnda işe başladığını, kendisinden 2-3 ay sonra davacının çalışmaya başladığını, pastanede tezgahtar olarak çalıştıklarını, davacının bir defa giriş-çıkış olduğunu, 4-5 ay çalışmadığını, en son 2017 yılı Mart ayından sonra işe gelmemeye başladığını" beyan etmiştir. 

Diğer davalı tanığı ****** , "davalının kendisinin dayısı olduğunu, ziyaret amaçlı işyerine gittiğinde davacının işe gelmediğinde yerine bir süre bakmasının istendiğini, kendisinin de baktığını" beyan etmiştir. 

SGK Kaydına göre, davacının çalışması aralıklıdır, SGK kaydı ekinde sunulan 30.05.2015 İAB'de İşçinin işten ayrılma nedeni kodu ile davalı tarafça sunulan aynı tarihli işten aynlma bildirgesindeki kod farklıdır. Birinde işverence geçerli nedene fesih, diğerinde istifa olarak gösterilmiştir. Davalı tarafça davacının istifa ettiği beyan edilmişse de dosyaya yazılı istifa dilekçesi sunulmamıştır. Bu sebeple, istifa beyanına itibar edilmememiştir. 

İddia olunan çalışma süresi ile ilgili de taraf tanıkları iddiayı doğrular beyanları bulunmamaktadır. SGK kaydına davacının çalışmasının 28.11.2013-30.05.2015 ve 19.10.2015-19.04.2017 tarihleri arasında gerçekleştiği görülerek, davacı işçinin en son 23.03.2017 tarihi iş başı tarihi olarak görünmektedir, bu tarih sonrası fiili çalışması bulunmamaktadır, daha sonra devamsızlık tutanaktarı tutulmuş ve 04/2017 prim döneminde İS kod ile (devamsızlık) eksik gün bildirimi yapılmıştır bu nedenle fiili çalışmanın 23.03.2017 tarihi itibariyle sona erdiği kabul edilerek değerlendirme ve hesaplama yapılacaktır. 

Fesih yapılan yönünden incelemede, davacı, davalı işyerinde 01.08.2013-19.04.2017 tarihleri arasında çalıştığını, 30.05.2015-19.10.2015 tarihleri arası çalışmasının sigortaya bildirilmediğini, ilk 4 aylık kısmın da sigortaya bildirilmediğini, 19.04.2017 tarihinde iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshettiğini iddia etmiştir. 

Davalı vekili, davacının davalı şirkete ait işyerinde 28.11.2013-30.05.2015 tarihten arasında ilk çalışmasını yaptığını, bunu istifa ile sona erdiğini, bu dönemde asgari ücret aldığını, 5 ay sonra yeniden çalışmaya başladığını, 19.10.2015 tarihinde yeniden çalışmaya başladığını, 08.03.2017-03.04.2017 tarihleri arasında 15 adet devamsızlık tutanağı düzenlendiğini belirtmiştir. 

4857 sayılı yasanın  25/II maddesi gereğince işverenin devamsızlık nedeniyle fesih hakkını kullanabilmesi için, işçinin işverenden izin almaksızın veya  haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına 2 iş günü devamsızlık yapması gerekir. 

Davalı 19.04.2017 tarihli işten ayrılma bildirgesinde, davacının işten ayrılma nedeni/kod (22) "diğer nedenler" olarak gösterilmiştir. 

Bila tarihli tutanakta, işçinin 14.03.2017-22.03.2017 tarihleri arası istirahatli olduğu, rapor bitiminden sonra habersiz işe gelmediği yazılıdır. Tutanakta, şahit ******* ve ****** imzaları bulunmaktadır. 

Sunulan devamsızlık tutanakları, 08-09-10-11-13-23-24-Şubat 2017, 5-27-28-29-30-31.03.2017 ve 01-03.04.2017 tarihlerine aittir. 

SGK Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından 25.04.2018 havale tarihli yazı cevabı ekinde davacı işçiye ait iş göremezlik raporları sunulmuştur, işçinin 10.03.2017-13.03.2017 (iş başı kontrol 14.03.2017- tanı, anemi), 14.03.2017-20.03.2017 (iş başı kontrol 16.03.2017-tanı, anemi), 21.03.2017-22.03.2017 (iş başı kontrol 23.03.2017-tanı, bağımlı olmayan diyabetes meilitus) raporlu olduğu görülmüştür, daha eski tarihli 2015-2016 tarihli raporlar da bulunmaktadır, devamsızlık tutanaklarına istinaden son dönem raporlar incelenmiştir. 

Öncelikle davalı işten ayrılış bildirgesinde 22 kodu altında "diğer nedenler" başlığı ile gösterilmesi ve sonrasında devamsızlık nedeniyle iş akdinin son bulduğunu beyanı ile çelişkiye düştüğü gibi, davacının devamsızlığı belirtilen 2017 yılının mart ayındaki tüm tarihlerde dosya içerisinde davacının istiharat raporları bulunmakla devamsızlık nedeniyle iş akdinin feshinin şartları oluşmadığına, davalı işverenin fesih konusunda çelişki içinde olduğu, davacının iş akdini haklı nedenle feshettiği hususunu ispatlayamadığı anlaşıldığından davacının iş akdinin işverence haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatı yönünden koşullarının oluştuğu görülmüş, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir. 

Hesaba esas ücret yönünden: Davacı, en son aylık net 1.700,00 TL  ücret aldığını iddia etmiştir davacı tanığı ücretle ilgili beyanda bulunmamış, yemek sosyal hakkı olduğunu belirtmiştir. davalı tanığı ********, davaanın asgari ücret aldığını beyan etmiştir. 

Dosyaya davacının ücretini gösterir bordro/hesap pusulası ve sair kayıt sunulmamıştır. 

Dava dilekçesi ekinde sunulan TİK Bölge Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü 12.05.2017 tarihli yazısında, davacının son günlük brüt ücretinin 60,00 TL olduğu belirtmiştir. 

TİK tespitine göre aşağıda hesaplama yapılmış, tanık anlatımlarından davacının işyerinde faydalandığı anlaşılan yemek sosyal hakkı günlüğü günlük brüt ücrete ilave edilmiştir. 

Ücret alacağı yönünden: Davacı, son ay 19 günlük ücret alacağının eksik ödendiğini iddia etmiştir. Davacının sigorta çıkışı 19.04.2017 tarihinde yapılmıştır, celp olunan iş göremezlik raporlanna göre davacı işçinin en son 23.03.2017 tarihi iş başı tarihi olarak görünmekte ve bu tarih sonrası fiili çalışması bulunmadığından, 19 günlük ücret alacağının olmadığına kanaat edinilmekle davacı vekilinin 03.07.2018 havale tarihli beyan dilekçesinde de belirttiği üzere ücret alacağı için kendilerine 800TL ödeme yapıldığını kabul etmekle bu yönden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.  

Fazla mesai ücreti-hafta tatil ücreti yönünden: Davacı çalışmasının 15:00-24:00 saatleri arasında olduğunu, Haziran-Temmuz-Ağustos aylarında ise 15:00-01:00 saatten arasında çalıştığını, 10:06:2014-10:08:2014 tarihleri arası başka şubede 04.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını, 25.05.2015-25.08.2015 tarihleri arasında da 04.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını, hafta içi-hafta sonu ayrım olmadan 14 gün işe gidip 1 gün izin kullandığını, ayda 2 gün hafta tatil izni kullandığını, ulusal bayram-genel tatil gülerinde de çalıştığını çalışmasının 15.00-03.00 saatleri arasında olduğunu, bu çalışmaların karşılıklarının ödenmediğini iddia etmiştir. 

Davacı tanığı ******, ayda 2 hafta izin kullanıldığı, işyerinde 2 vardiya olduğunu, davacının gece vardiyasında çalıştığını beyan etmiştir. 

Davalı tanığı ***********, "normalde 2 vardiya olduğunu, kendisinin 06.00-15.00 davacının ise 15.00-24.00 saatleri arasında çalıştığını, haftanın 6 günü çalıştıklarını, 1 gün izin yaptıklarını, ara ara Pazar günleri çalışıldığını, karşılığını kendisinin aldığını, davacının alıp almadığını bilmediğini, resmi tatil ve dini bayramlarda birer gün izin yaparak çalışıldığını" beyan etmiştir. 

Diğer davalı tanığı, "davalının kendisinin dayısı olduğunu, ziyaret amaçlı işyerine gittiğinde davacının işe gelmediğinde yerine bir süre bakmasının istendiğini, kendisinin de baktığını, 15.00-24.00 saatleri arası çalıştığını, haftada 6 gün çalıştığını, bayram genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığını bilmediğini, kendisinin denk gelmediğini" beyan etmiştir. 

Fazla mesai yönünden İddia ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, davacının çalışmasının haftanın 6 günü olduğu, çalışmanın 15.00-24.00 saatleri arasında olduğu kabul edildiğinde, bu çalışma şekline gore 1 saat ara dinlenmesi düşüldüğünde haftalık 45 saati aşan 3 saatin fazla çalışma olduğu sonucuna ulaşılmış ve bilirkişi tarafından yapılan hesap raporunun hüküm vermeye elverişli olduğuna kanaat getirilmiştir. 

Hafta tatil ücreti yönünden, iddia ve tanık anlatımları doğrultusunda davacının ayda 2 hafta tatil gününde çalıştığı kabul edilerek bilirkişi tarafından yapılan hesap raporunun hüküm vermeye elverişli olduğuna kanaat getirilmiştir. 

Yıllık izin ücreti yönünden: Davacının çalışma süresine göre 2 izin hakkı bulunduğu, 4857 sayılı yasa dönemine denk gelen 2 izin için (14*2) 28 gün olarak davalı tarafça yıllık iznin kullandırıldığının veya ücretinin ödendiğinin imzalı yazılı belge ile ispatı gerçekleşmediğinden, bilirkişi tarafından yapılan hesaba itibar edilmiştir. 

Yukarıda bahsetmiş olunan nedenlerle, davacı iddiaları fesih bildirimi, cevap dilekçesi, davacının özlük dosyası ile SGK kayıtları ve tüm dosya içeriği beraber incelendiğinde davalı taraf davacının iş akdinin davacının tazminat hak etmeyecek şekilde haklı olarak sona erdirdirilmesini ispatlayamadığından ve fazla mesai ücreti, hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacakları olduğundan dolayı, davacının açmış olduğu kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacakları yönünden kabulüne karar verilerek, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.   

HÜKÜM: 
Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 

  1. 5.826,49 TL brüt KIDEM TAZMİNATI alacağının akdin feshi tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 
  2. 2.793,00 TL brüt  İHBAR TAZMİNATI alacağının  50,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, bakiyesinin ıslah tarihi olan 27/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte  davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 
  3. 2.659,14 TL brüt FAZLA MESAİ ÜCRETİ alacağının (bilirkişi tarafınca hesaplanan  3.798,78 TL fazla mesai ücreti alacağından %30 hakkaniyet indirimi yapılmıştır) 200,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, bakiyesinin ıslah tarihi olan 27/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiz oranı ile birlikte  davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 
  4. 2.604,52 TL brüt HAFTA TATİLİ ÜCRETİ alacağının (bilirkişi tarafınca hesaplanan  3.463,70 TL UBGT ücreti alacağından %25 hakkaniyet indirimi yapılmıştır) 50,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, bakiyesinin ıslah tarihi olan 27/11/2018tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiz oranı ile birlikte  davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 
  5. 1.680,00 TL brüt YILLIK İZİN  ÜCRETİ alacağının 100,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, bakiyesinin ıslah tarihi olan 27/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte  davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 
  6. Ücret alacağı yönünden talebin dava açıldıktan sonra ödenmesi nedeniyle karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 
  7. Brüt tahsiline karar verilen alacaklar yönünden yasal kesintilerin infazda dikkate alınmasına, 
  8. Alınması gerekli 1.063,12 TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 31,40 TL peşin harç  ile 291,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 740,72 TL harcın davalıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,  
  9. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarife gereğince; 2.180,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, reddedilen miktar hakkaniyet indiriminden kaynaklandığından davalı lehine red vekil ücreti takdirine yer olmadığına,  
  10. Davacı tarafından yapılan ;  31,40 TL başvurma harcı, 31,40 TL peşin harç ve 291,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 353,80 TL giderin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yine davacı tarafından yapılan toplam 556,05 TL yargılama giderinin de, davanın kabul ve reddedilen miktarları ile orantılı olmak üzere takdiren 492,76 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,  
  11. Davalı tarafından yapılan toplam 145,50 TL yargılama giderinin de, davanın kabul ve reddedilen miktarları ile orantılı olmak üzere takdiren 16,56 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,  
  12. Taraflar tarafından yargılama aşamasında mahkeme veznesine depo edilip kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara  iadesine,  
    Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı  ve davalı vekilinin yokluğunda  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen kesin karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2018