Arabuluculuk

Modern hukuk sistemlerinde son dönemlerde oldukça yaygınlaşan Arabuluculuk uygulamaları, Türkiye de de gitgide yaygınlaşmaktadır. Yargılamaların uzun sürmesi ve yargıdaki mevcut yükün hafifletilmesi adına özel hukuk uyuşmazlıklarında son yıllarda Arabuluculuk, yargılama faaliyetine alternatif bir uyuşmazlık çözümü olarak görülmektedir. 


Modern hukuk sistemlerinde son dönemlerde oldukça yaygınlaşan Arabuluculuk uygulamaları, Türkiye de de gitgide yaygınlaşmaktadır. Yargılamaların uzun sürmesi ve yargıdaki mevcut yükün hafifletilmesi adına özel hukuk uyuşmazlıklarında son yıllarda Arabuluculuk, yargılama faaliyetine alternatif bir uyuşmazlık çözümü olarak görülmektedir. Uygulama bakımından iki türlü Arabuluculuk sisteminden söz edebiliriz.

İhtiyari Arabuluculuk
Aslolan arabuluculuk sistemi ihtiyari arabuluculuktur. Zira arabuluculukta gönüllülük esası hakimdir. Taraflar dilerlerse uyuşmazlıklarını Arabulucu huzurunda çözüme kavuşturabilmektedirler. Arabuluculuk süreci sonunda bir anlaşma veya anlaşmama belgesi düzenlenir ve bu belge gerekli yasal prosedürler tamamlandıktan sonra tıpkı bir mahkeme kararı gibi icrailik kazanabilmektedir.

Zorunlu Arabuluculuk
Bu kapsamdaki arabuluculuk faaliyeti çerçevesince ilk iki saate kadarki görüşme için tarifede belirli arabuluculuk ücreti -ileride haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek üzere- devlet tarafından karşılanmaktadır. Yani zorunlu arabuluculuk sistemi, genel olarak ücretsiz olup taraflara mali bir külfet yüklememektedir. Zorunlu arabuluculuk, genel olarak yargılama faaliyetine göre daha hızlı, daha masrafsız bir süreç olup tarafların uyuşmazlığın çözümünde söz sahibi olduğu dostane bir süreçtir. Türkiye de henüz iki alanda zorunlu arabuluculuk uygulaması söz konusudur. İlerleyen süreçte zorunlu arabuluculuğa tabi konu kapsamının genişleyeceği düşünülmektedir.

  • 01.01.2018 tarihi itibariyle işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan her türlü alacak davaları ile işe iade istemli tespit davaları ve
  • 01.01.2019 tarihi itibariyle konusu para alacağı olan ticari uyuşmazlıklara ilişkin her türlü davalar için Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereği arabuluculuk, dava şartı olarak düzenlenmiştir. Bu iki alanla ilgili arabuluculuğa başvurulmaksızın açılan davalar, HMK gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmektedir.